İslam Kalkınma Bankası Başkanının İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu Eğitim Bakanları Toplantısındaki Demeci

Eğitim, öğretim ve insan kapasitesine yatırım yapılması, İslam Kalkınma Bankası için öncelikli bir konudur. İKB, 45 yıl önce kuruluşundan bu yana, üye ülkeler ve üye olmayan ülkelerdeki Müslüman toplumlar dahil olmak üzere 136 ülkede 2000 eğitim projesine 5 milyar dolardan fazla fon sağlamış ve çeşitli uzmanlık alanlarında 17.000 kişiye burs vermiştir.

İKB, 45 yıl önce kuruluşundan bu yana, üye ülkeler ve üye olmayan ülkelerdeki Müslüman toplumlar dahil olmak üzere 136 ülkede 2000 eğitim projesine 5 milyar dolardan fazla fon sağlamış ve çeşitli uzmanlık alanlarında 17.000 kişiye burs vermiştir. İKB ayrıca Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına (SKA) ulaşmak amacıyla, eğitim, sağlık, altyapı, enerji, su ve bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki kalkınma hususlarına yönelik çözüm bulunmasına yardımcı olan yenilikçi projeleri desteklemek için 500 milyon dolar sermaye ile bir fon kurmuştur.

İKB’nin eğitime önem vermesi, üç kilit husustan kaynaklanmaktadır:

İlk olarak, eğitim bir insan hakkıdır ve herkes için erişilebilir olmalıdır.

İkinci olarak, insan kalkınmanın merkezindedir ve kalkınmaya öncülük eder. Beşeri sermaye oluşturmak, kalkınmada başarıyı güvence altına alır.

Üçüncü olarak, İKB üye ülkeleri de dahil olmak üzere tüm ülkeler, “Herkes için kapsayıcı ve nitelikli eğitimin sağlanması ve hayat boyu öğrenme fırsatlarının desteklenmesi”ni öngören SKA 4 başta olmak üzere tüm SKA’ların uygulanmasını taahhüt etmiştir ve İKB’nin üye ülkelerin SKA’lara ulaşmasına yardımcı olma rolü bu bağlamda kritik öneme sahiptir.

Ülkeler, Dünya Sağlık Örgütü’nün koronavirüsü küresel salgın olarak ilan etmesinin ardından, öğrencilerin ve eğitim kurumlarında çalışanların hayatlarını korumak amacıyla eğitim kurumlarını kapatmak zorunda kalmıştır fakat eğitim durmamıştır. Gerekli altyapı ve teknolojiye sahip ülkeler, eğitim kurumlarının uzaktan eğitime devam etmesini sağlayabilmiştir. Ancak uzaktan eğitim cihaz, internet bağlantısı ve diğer temel koşulların sağlanmasını gerektirdiği için eğitim ve teknolojik altyapısı olmayan diğer ülkelerde, aileler ve özellikle de uzak bölgelerde yaşayan kişiler çocuklarının uzaktan eğitime devam etmelerine yardımcı olacak kapasiteye sahip değildir. Bununla birlilkte bazı Üye Ülkeler, salgının hemen ardından e-öğrenme sistemlerinin faaliyete geçirilmesinde somut başarı elde etmiştir.  

İKB, bu tür durumlarda, başarı öykülerinin bir üye ülkeden diğerine aktarılması için Üye Ülkeler arasında arabulucu, katalizör ve kolaylaştırıcı rolü oynamaya hazırdır. Banka, özellikle acil durum ve kriz zamanlarında herkes için sürdürülebilir eğitime erişimi sağlamak amacıyla ilgili masrafları üstlenmektedir. Banka ayrıca Üye Ülkelerin eğitimde dijital dönüşüme ve Dördüncü Sanayi Devrimi uygulamalarının kullanılmasına yönelik çalışmalarına yardımcı olmak için eğitime ayrılmış kaynaklarının bir kısmını kullanacaktır. Bu; herkesin eğitime erişimini sağlamak amacıyla üye ülkelerin yararına teknik, mali ve beşerî kaynakları harekete geçirerek ve uluslararası kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, hayır kurumları ve özel sektörle işbirliği ve ortaklık içinde gerçekleştirilecektir.

İKB, iki kurumun da Üye Ülkelerdeki eğitim sektörüne hizmet etme ve gelecekteki gereksinimleri karşılama potansiyelinden faydalanmak için İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu’yla stratejik ortaklığı memnuniyetle karşılamaktadır.

Korona krizi sona erdiğinde dünya ve dünyanın bir parçası olarak ülkelerimiz; eğitim-öğretime ve Dördüncü Sanayi Devriminin çıktılarına ve uygulamalarına yatırım alanlarında geleneksel olmayan iş modelleri gerektirecek yeni bir gerçeklikle karşı karşıya kalacaktır. Açıkçası şu anda da bu gerçeklik içinde yaşıyoruz, yani gelecekte yaşıyoruz. Bu nedenle, bu alana yatırım yapmazsak, Üye Ülkelerimizin kriz halinde üstleneceği masraflar mevcut yatırımlardan çok daha yüksek olacaktır. Bu yüzden, COVID-19 salgınının eğitimin kalitesini arttırmamız, harcamaları azaltmamız ve mantıklı harcamalar yapmamız ve ülkelerinin küresel piyasalardaki rekabetçiliğinin arttırılmasına yardımcı olacak nesilleri hazırlamamız için bize fırsatlar sunduğunu düşünüyorum.